![]() |
![]() |
![]() |
lütfen site ile ilgili dileklerinizi
info@datcaesnafyasam.com 'a iletiniz |
Ayrı Bir Dünyadır Datça…
Ege ile Akdeniz birleştiği yer olan, önceleri Datya, Petya, Reşadiye, en son Datça adını alan harikalar diyarı. Dünyanın en çok oksijeni bol olan bir belde. Dorların, İyonyalıların en son Yunan Tanrıça Afrodit’in yaşadığı cennet. Yüce önder Ata’mız görünce şu sözleri sarf etmiş: “Bu güzel doğa harikasından ya şair ya da ayyaş çıkar.” demiş.
Yaş ortalaması 80 olan bu güzel cenneti görmeyen veya yaşamayan Dünya’nın en şanssız kişisidir bence! Toprağı tarıma elverişli olan Datça’da her türlü bitki yetişiyor. Hastanede hasta sayısı çok az çünkü yediğimiz otlar ilaç yerine geçiyor. Medeniyet konusu kıyaslanırsa Dünya’da birinci sırayı alır. Avrupa Birliği’ni bile kıyaslayamazlar. Çünkü Datça’nın hapishanesi bile yok. Datça’nın köpekleri bile medeni. O kadar çok köpek olmasına rağmen hiç ısırma olayı olmadı. 30 ağustosta yapılan öküz güreşleri geleneksel hale gelmiştir. Datça Limanı’ndan kalkan Burak ve Levent 4 teknelerinin Knidos gezisi çok eğlenceli olup, turistleri hayran bırakmaktadır.
Bugün ofisten ayrıldığınızda bu kısa hikaye üzerine düşünün... Umarım ki hayatınızda büyük bir değişikliğe neden olur.
Profesör alinde içi dolu bir bardak dersine başladı. Herkesin görebileceği bir şekilde bardağı tutuyordu ve ardından sordu:
Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?
-"50gr...100gr...125gr..." diye öğrenciler yanıtladı.
-"Bardağı tartmadan gerçekten ben de bilemem." dedi profesör. Ama benim sorum şu ki:
-"Bu bardağı böyle birkaç dakika tutsaydım ne olurdu?"
-"Hiç bir şey diye yanıtladı öğrenciler.
-"Tamam peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?"
-"Bu kez kolunuz ağrımaya başlarda efendim" diye yanıtladı öğrencilerden biri.
-"Haklısın 1 gün boyunca elimde tutsam ve hiç bırakmasam ne olurdu?
-"Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı v.s. gibi sorunlar yaşardınız daha kötüsü hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!"
Tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptılar ve gülüştüler. Profesör
devam etti.
-"Peki tüm bu sorunlar olurken bu bardağın ağırlığında bir değişim
olur muydu?"
-"Hayır" diye yanıtladı herkes.
-"Peki o zaman kolun ağrımasına, kas spazmına sebep olan şey
neydi?"
Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.
-"Acıdan ve ağrıdan kurtulmam için ne yapmam gerekirdi?" diye
tekrar sordu profesör.
-"Bardağı yere bırakın düşsün"... diye yanıt verdi öğrencilerden
biri.
-"Kesinlikle!!!" dedi profesör.
HAYATIN PROBLEMLERİ DE BÖYLEDİR...
Onları kafanda birkaç dakika tutarsın, bir sorun yokmuş gibi gö
rünür. Uzun bir süre düşünürsün başın ağrımaya başlar. Daha uzun
düşünürsün artık seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden
olur. Hayatınızda ki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemli-
dir. Fakat daha önemlisi her günün sonunda, uyumadan önce yere
bırakmaktır. (tıpkı bardak gibi)
Bu şekilde strese girmez, her gün taze beyinle uyanır ve her
konuyla, yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte
olursunuz. Bu yüzden bugün ofisten ayrıldığınız da sevdiklerinize
bunu hatırlatın. BARDAĞI YERE BIRAKIN!!!
Çok hoşuma giden bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Hayat
telaşına düştüğümüz şu günlerde eminim ki hepimizin işine yara
yacak bir öykü. Haydi hep beraber kendimiz ve sevdiklerimiz için
bir şey yapalım. Bardağı yere bırakalım; bugün....
Sevgiyle kalın...
yazı :
SERDAR HALİL İNEVİ
Genel Müdür

Başkanın kendi ağzından;
"Mehmet Erol KARAKULLUKÇU. 1952 yılında Balıkesir'de doğdum. Giresun-Görele nüfusuna kayıtlıyım. 1974 yılında Karadeniz teknik Üniversitesi'nden Harita Yüksek Mühendisi olarak mezun oldum. 1976-1980 yılları arasında Etibank'ın Bursa'daki maden işletmesinde çalıştım. 1981 yılından 1999’a kadar Datça’da turizm, ticaret, mühendislik gibi degisik iskollarinda serbest olarak faaliyet gösterdim. Datça'yı kendime yurt edindim. Evli ve İki çocukluyum."
2007 SONUNDA NEREDEYİZ?
Belediyemizde pek çok şey değişmekle değişmeyen ve değişmeyecek bazı politikalarımız, yaklaşım ve ilkelerimiz var:b irlikte Datça’yı yeni bir vizyona kavuşturmak, çağdaş bir turizm kenti olmasını sağlamak için; ardı ardına büyük projelere imza atmaya devam ediyoruz. Datça Kültür Merkezi’ni açmaya hazırlandığımız bu günlerde, bir yandan da Datça Kapalı Spor Salonu’nun inşaatına başlamaya hazırlanıyoruz. Ama belediyecilik anlayışımız sadece altyapıdan ibaret değil. Datça’yı gerek yazılı basında gerek görsel basında devamlı gündemde tutarak tüm Türkiye’nin tanımasını sağladık; Datça’yı bir kültür kenti yapabilmek için tiyatro,bale,opera,şan konserleri,kültür festivalleri,uluslar arası organizasyonlar ve spor yarışmaları düzenledik, düzenlemeye devam ediyoruz.. Datça’yı yönetme görevine talip olurken, parti gözetmeksizin herkese “Eşit Yaklaşım”da olacağımızı, hiçbir işimizde kayırma kollama yapmadan,“Dürüst Hizmet” yapacağımızı, hiç kimseye iftira ve çamur atmadan,kimseye hakaret etmeden “Temiz Siyaset” yapacağımızı taahhüt etmiştik. Sizler de bizlere güvenerek, bu görevi bize iki kez verdiniz. Şunun rahatlıkla söyleyebiliyoruz ki: yıllar boyunca verdiğimiz hizmetlerle sizlerin yüzünü kara çıkarmadık.
Belediyecilik anlayışımıza paralel olarak; insanları bürokrasi çarkı içerisinde bunaltmamak temel ilkemiz. Belediyede işi olan vatandaşımız hangi partili olursa olsun, işinin yapılmasında yasal bir engel yoksa çayını içerken işi yapıldı ve yapılıyor. Sorunların çözümünde herkese, her kesime “Eşit “yaklaşılmaktan asla taviz vermiyoruz. Belediyenin yaptığı ihaleler, yaptığı işler düzenli olarak halka duyuruluyor, hiçbir ihale hiçbir iş kapalı kapılar arkasında yapılmıyor, yandaşlarımıza peşkeş çekilmiyor. Belediye Başkanlığı makamının kapısı her gün her saat, işi olsun olmasın her görüşten insana açık kalmaya devam edecek. Her görüşten insan, şikayetlerini, önerilerini ve sorunlarını, saatlerce kapı önünde beklemeden, rahatlıkla Belediye Başkanlığına aktarabiliyor.. Belediye tarafından dışarıya yaptırılan işlerde, asla partili partisiz ayrımı gözetilmiyor. . Belediyemizin yapmış olduğu işler ve ihaleler tüm halkımıza duyurulmaya devam ediliyor.
Tüm hemşehrilerimiz hizmetin “Dürüst” yapıldığına tanık oluyorlar. ”Temiz siyaset” yaparak Atatürkçülüğün, çağdaşlığın ve demokrasinin savunuculuğunu yaptık, doğru bildiğimiz ilkelerimizden de asla taviz vermedik. Ve inanıyoruz ki şimdi DATÇA önceki Datça’ya göre çok daha farklı. Şimdiki Datça çok daha “ÇAĞDAŞ” ; şimdiki Datça çok daha “TEMİZ” ; şimdiki Datça tüm Türkiye’de çok daha fazla “TANINIYOR”.Görev yaptığımız süre içersinde “ÇAĞDAŞ DATÇA”nın temellerini attık.
Bizlerin bugüne kadar yaptıklarımız ve bugünden sonra yapacaklarımız, DATÇA’mızı ÇAĞDAŞ BİR TURİZM KENTİ yapacaktır.

15.5.1950 Afyon Sinanpaşa doğumluyum. İlk-orta öğrenimimi Afyon Sincanlı ilçesinde bitirdim. O yıllarda lise ve yüksek okul olmadığı için askerlik sonunda 1977 yılında Afyon Merkezde İcra Memuru Yrd. Katibi olarak göreve başladım. 13-14 yıl Afyon merkezde 1 yıl kendi ilçem olan Sincanlımerkezde daha sonra 3 yıl Niğde Bor'da 3 yıl Marmaris'te geri kalan memuriyetimi Muğla Datça adliyesi'nden emekli olduktan sonra Datça'y a yerleştim.
Niçin Datça ?
Memuriyet dönemi içinde Datça'nın iklimi insanları, doğası, denizi, oksijeni çok hoşuma gitti. Ve oğlumun turizmci damadımın Datçalı torun sevgisi Datça'ya yerleşmek şart oldu.
Ne iş yapabilirim?
Memuriyette çoğunlukla icrada görevli olmam her türlü esnaf köylü halkla ilişki içinde olmam piyasadan alışverişten haberim olma avantajı beni esnaflığa itti iki yıl avukatla ortak çalıştım, yine memuriyetle ilgili benim üzerimdenbaşkaları para kazanmaya başladı. Bu nedenle kendi adıma iş yapmaya karar verdim. Halkla ilişkilerim, çevrem olması Datça merkez ve köylerini arazi arsayı bilmem nedeni ile “EMLAKÇILIK” yapmaya kara verdim. Emlak Bürosu Rent a Car Otoalim satımı olarak2002 yılında bu mesleğe girdim. 2005 yılında Emlakçılar Derneği'ni kurduk. Dernek amacı birlik, beraberlik haklarımızı korumak savunmak adıyla kuruldu. 2005 yılından bu yana yönetim üyelerin desteği ile başkanlık yapmaktayım.
İnsanlar Niçin Datça'ya yatırım Yapsın?
Datça'nın emsali olmayan doğası , denizi, tarihi eserleri, bitki örtüsü, yabani hayvanları, imarı düşük olması nedeni ile doğasının bozulmaması. Dünya'da oksijen olarak 2. sırada olması, günde dört mevsimi bir arada yaşayabilme olanağı, yollarının yapılması, alt yapısının yapılması, Marina Turizm'e bağlı otel yerlarinin belirlenmesi imarının çıkartıldığı Datça siyasi bir huzursuzluk, hırsızlık, dolandırıcılık, kapkaç olaylarının buşunmaması, yabancı uyruklu insanların yatırım yapılan yer olması yerl ihalkın yerli ve yabancı hoş gözle bakması işlenmemiş altın madeni konumunda olması, yatırım yapan yabancı ayrımı olmaması insan haklarına saygılı bir halkın Datça'da yaşaması, her türlü yüksek okul dahi olması Datça yatırım ilçesidir. Datça görülmez yaşanır bir ilçemizdir.
Hidayet ERSÖZ
Emlakçılar Dernek Başkanı

Datça'ya ilk geldiğim anda heyecanımı ve hayranlığımı
saklayamadım Biraz da garipsedim.
Çünkü çok küçük bir yer ama aynı zamanda hateketli ve sıcak
ortamlarıyla insanın tadını damağında bırakacak bir lezzete geçti günler
Datça'da.
Şu an bile bunları yazarken Datça'yı veorada ki geçirdiğimiz
günleri düşündüm insanın içinde ılık bir esinti, yüzünde tatlı bir
gülümseme bıraktırıyor. Ben şimdiden özledim...
Aynı zamanda o kadar güzelliği içinde barındırıyor ki Datça,
muhteşem deniziyle, eski taş evleriyle, eşsiz koylarıyla, bükleriyle
insanın içini ısıtan havasıylabir cennet adeta.,
Cennet diyorum çünkü faydalı ve en tatlı besin kaynaklarımız bile
burada oldukça fazla balındaa, bademine balığına kekiğine kadar...
Zaten 3 Bsi meşhur da d Datça'nın bence 4 B demeleri gerekiyor.
4. B ise bükleri bence, sayısını bilmediğim fakat doğanın,
mavini yeşilin binlerce tonun içinde mükemmel
Görülmeye gezilmeye değer nadide köşeleri. Ve o kadar
yardımsever ve sıcakkanlı ki insanları bize ellerinden gelen tğm yardımı
tereddüt bile etmeden gösterdiler.
Bazen Allah'ın sevdiği kulu olduğumu da
düşünmüyor değilim hani...
Belki uzun ömürlü olmak belkide iki denizin arasında ki
Bu cennetden mahrum kalmamak için Datça'yı görmüş olduk.
Çok ta sevdik memnun kaldık. Umarom sadece Datça Yaşam Dergisi için
değil hep sizlerle görüşüp çalışma imkanımız olur.
Tüm Datçalılara ve kurum kuruluşlarımıza buradan sonsuz
teşekkür ederim.
Emel KÜÇÜKKAYA
Reklam Müdürü
Datça Yarımadasına ve Datça’da yaşayanlara;
Sıradan bir yerdi Datça benim için.sadece çalışacağım, yeni deneyimler edinebileceğim ve işimde kendimi geliştirebileceğim bir çalışma alanıydı Datça. Taa ki Datça’da çalışmaya başlayana kadar…
Çalışmaya başladığım ilk zamanlar çok zorluk çektim. Çünkü Datça esnafının ve Datça halkının içten ve samimi, sıcakkanlı olduğunu bilmiyordum. Ama zamanla Datça’yı ve Datçalıları tanıdıkça, bir başka alıştım bu küçük cennete. Tatillerde Datça’yı özler oldum. Sakinliğini, sıcaklığını, doğasını, insanlarını ve güzelliklerini özledim Datça’nın. İnanın nasıl ve ne ara bağlandım ve sevdim anlayamadım. Gerçekten de Datça’ya gelenler, Datçalı oluyorlarmış… Ve şimdi aklımda bir soru kaldı; DATÇA’DAN NASIL AYRILACAĞIM?”
DATÇA Yaşam Dergisi, hem Datça’ya hem de ekip olarak bize çok şey kazandırdı. A’dan Z’ye Datça esnafının katıldığı nadir çalışmalardan biridir Datça Yaşam Dergisi. Diğer sayılarımızda da aynı rağbeti göreceğimize inanıyorum. Çünkü Datça, ülkemizde nadir bulunan bakir güzelliklerden biri. Turizm bakımında yatırıma ve gelişmeye yatkın olduğu için, Datça’nın tanıtıma daha fazla ihtiyacı olacak. Biz yaptığımız işe güveniyoruz. Datça’yı dış bölgelere ve gerekli yerlere en iyi şekilde tanıtacağımıza eminiz. Bunun için siz Datçalılara veda etmiyoruz. Diğer çalışmalarımızda görüşmek dileğiyle sadece kısa bir süre için, şimdilik hoşçakal diyoruz.
Datça’daki çalışmalarım boyunca benden yardımlarını ve desteklerini esirgemeyen, reklam veren vermeyen tüm Datça esnafına ve Datça sakinlerine sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Eda ERDEM
Editör
Dünya Şampiyonumuz
Ali Bahçetepe Spordaki Başarısını
Ülkemizin tanıtımına Dönüştürüyor.
5 kez dünya şampiyonu olduktan sonra 2007 yazında art arda kırdığı 3 Guinness rekoru ile ülkemize önemli başarılar kazandıran milli sporcu Ali Bahçetepe, spordaki başarısını ülkemizin tanıtımına dönüştürüyor. Sporcumuzun bir yaz içerisinde ardı ardına üç kırış rekoruna imza atması üzerine harekete geçen GUINNES dünya Rekorları kurumu, dil seçenekleri arasına Türkçe'yi de ekledi. Yeni açtığı Türkçe bölümünde ilk olarak Bahçetepe'nin rekorlarına yer veren GUINNESS, tüm rekor başvurusu detaylarını artık Türkçe olarak ta yayınlıyor.
Bahçetepe'nin önceki yıl ve geçen yıl üst üste şampiyon olduğu ve Taekwondo'nun beşği Kore'de her yıl düzenlenen Dünya Taekwondo Şampiyonası'nın afişini de bu yıl milli sporcumuz süslüyor. Dünyanın en önemli Taekwondo sporcularının katıldığı bu şampiyonanın posterinde yer alarak dikkatleri bir kez daha ülkemize çeken sporcumuz, 1-4.11.2007 tarihleri arasında Güney Kore'nin Suwon kentinde “Dünya Taekwondo Hammadang Şampiyonası”na ülkemizi temsilen katıldı. 0Daha önce 5 Dünya Şampiyonluğu ve 1 dünya İkinciliği bulunan mili sporcumuzun şampiyona posterinde fotoğrafının yer alması ayrı bir gurur kaynağı oldu. Çeşitli ülkelerden 20 kişinin yarıştığı kırış kategorisinde, sporcumuz finalde Dünya İkinciliğine ulaştı. Kazandığı gümüş madalya ve kupa ile kırış dalında Koreliler dışında finalde yarışan tek sporcu olmanın heyecanını yaşadı.
Kırış kategorisi betondan imal edilmiş özel bir kiremit türü malzemenin üst üste konulması ve en çok sayıda kırılan malzemelerin sayımı ile sonucun belirlenmesi şeklinde gerçekleştirilmekte. Yarışmada sporcumuz 13 adet özel kiremiti tek vuruşta kırarak Dünya ikinciliğine ulaştı.
